Translate

14 Temmuz 2019 Pazar

Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel Garcia Marquez


Yıllardır karşıma çıkan ve inatla -çok satanlara karşı ön yargımdan ötürü- okumayı ertelediğim bir kitap Yüzyıllık Yalnızlık. Okuma kulübümüz kitabı okuma listesine alınca mecburen "Okunacak artık kaçış yok!" dedim.  461 sayfalık kitabı elime alınca içimden dedim ki "Bir sürü sıkıcı tasvirle uzatılmış bir kitaptır kesin." Lakin tek kelimeyle özetlemek gerekirse kitap beni UTANDIRDI!

Bir kitabın her sayfası mı sürprizlere gebe olur? Olurmuş. Kitabın neredeyse her sayfasında anlatılanlar değişiyor, olaylar çeşitleniyor. Bu mesele de biraz fazla uzatılmış d(iy)emiyorsunuz. Kitapta uzatılan, sündürülen hiçbir şey yok. Sıkılmadan okuduğum çok kitap oldu ama itiraf etmem gerekir ki bu kadar fazla olayın art arda sıralandığı, bu kadar muhteşem bir kurgunun olduğu bir kitap daha önce okumamıştım. Kitabı okuduktan sonra Marquez'in zekasına hayran olmamak mümkün değil. Kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. Sıkılmaya vakit bulamadan okuyacağınız, olaydan olaya sürükleneceğiniz, tasvirlere boğulmayacağınız bir kitap arıyorsanız; bu kitap o kitap.

Kitap, Macondo isimli kasabayı kuran Buendiaların öyküsünü sunuyor size ve bunu bir an bile tekrara düşmeden yapıyor. Normalde blogda yazdığım kitap yorumlarında daha fazla detay vermeyi tercih ediyorum ama bu kitapta hangi olayı, hangi kişiyi, hangi durumu anlatacağımı bilemedim. Kitabı kısaca anlatabilmek için Buendia soyundan gelen her bireyin hayatını özetlemek gerekir ki bu da kitabın tamamı demek. Yani kitap hakkında fikir sahibi olmak için kitabın tamamını okumanız şart. 

Sizin de benim gibi tereddütleriniz varsa hiç düşünmeden kitabı alıp okuyunuz efendim, pişman olmazsınız diyor ve yazımı burada bitiriyorum. Sevgiyle kalın.



Benzer Yazılarım