Translate

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Gözyaşı Konağı - Şebnem İşigüzel

Şebnem İşigüzel'in yazdığı Gözyaşı Konağı kendini okutan bir kitap. 250 sayfalık romana ne ara başlayıp nasıl bitirdiğimi ben bile anlamadım :) Yazar, Vuslat'ın hikayesini oldukça sade bir dille ve okuru hiç yormadan anlatıyor. Elimdeki kitap üçüncü baskı ve üç baskı da 2016 yılına ait. Demek ki kitap, epey okunmuş ve satılmış.

Eser, 1876 yılının Nisan ayından Ekim ayına dek süren bir zaman dilimini anlatıyor. Eserin anlatıcısı Vuslat Emine adlı 17 yaşında bir kız. Kendisi aynı zamanda romanın kahramanı. Abdülhamid'in tahta çıkışına da denk gelen bir zamanda geçen öykümüz Vuslat'ın hamile kalışıyla başlıyor. Onun gayrimeşru bir ilişkiden hamile kaldığını öğrenen annesi, kız kardeşleri ve halası bebeğin babasını öğrenmek için ona türlü işkenceler ediyorlar; kızı konuşturamayınca da evin erkeklerine bir bahane uydurarak onu adaya gönderiyorlar. Vuslat burada, idam cezasına çarptırılmış ve adada saklanan bir genç olan Mehmet'e aşık oluyor. Bebek doğunca evlenmenin hayallerini kuruyorlar. Ancak işler hiç de beklendiği gibi gitmiyor.

Gözyaşı Konağı adeta bir kadın romanı. Vuslat'ın öyküsünün yanı sıra annesinin, halasının, kardeşleri Fatma ve Hicran'ın, Bedriye Kalfa'nın hatta adadaki komşu evin hanımının da hayatlarını ve aşklarını öğreniyoruz. Ona bunca eziyet edenlerin aslında hiç de sütten çıkmış ak kaşık olmadıklarını görüyoruz. 

Kitap; erkek egemen bir dünyanın kadınlarını anlatması açısından ilgi çekici ve okunduktan sonra size, üzerine konuşulacak bir sürü konu bırakıyor. Altı çizili satırlardan bazıları:

  • Üzerimizdeki esvaplar bir kuklanın ipleri gibidir. Nasıl davranacağınızı size gösterir.
  • Bedriye bilmiyordu ki dertler hafifse konuşulur, ağırsa susup kalınır.
  • Hayal kırıklığı insanı öldürür. Siz sonrasında yaşadığınızı sanırsınız. Oysa bir ölü nasıl yaşarsa öyle yaşamaktasınızdır. Bunu bilmezsiniz.

Sevgiyle kalın.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Ses ver ki orada olduğunu bileyim :))