Translate

19 Nisan 2017 Çarşamba

Od - İskender Pala

Od ikinci kez okuduğum bir kitap. Şu aralar Yunus Emre hakkında bir okuma yapma ihtiyacı içinde olduğum için kitabı ikinci kez ve zevkle okudum. Kapı Yayınlarından çıkan kitap 359 sayfa ve her bir sayfa kesinlikle var oluşunun hakkını veriyor.

Kitapta Yunus Emre ve Sitare'nin aşkını,  Yunus'un oğlu İsmail'in hikayesini okuyor; Moğolların, Alamutluların, Taptuk Emre'nin, Hacı Bektaş'ın ve Molla Kasım'ın izini sürüyorsunuz. Anadolu'daki dergahlara misafir oluyor, dergahlardaki yaşantıya şahitlik ediyorsunuz. O çağın insanlarının yaşantılarının nasıl olduğunu az çok idrak ediyorsunuz.

Od, Yunus Emre'yi tanımak için okunabilecek en güzel kitaplardan biri bence. Zira bildiğiniz gibi Yunus Emre'nin hayatı hakkında çok da somut bilgilere sahip değiliz. İskender Pala romanında onun hayatını mümkün olduğunca somutlaştırmış ve okuru tatmin edici bir hale getirmiş.


Gelelim kitaptan alıntıladığım bazı sözlere:

  • Gözbebekleri her şeyi görür ama kendisini görmez.
  • Bütün insanlar doğru olsaydı yiğitliğe lüzum kalmazdı.
  • Zalimin karnından aşı eksilmeyegörsün, mazlumun kanına ekmek doğrar da yer.
  • Uzun bekleyişlerin kalbe yansıyan ihtilalleri olur.
  • Yanlış olan, zor olan, hüsrana götüren kulun hata yapması değil, hatada ısrar etmesidir.
  • Güneş doğunca yıldızlar görünmüyordu ama kayıp da olmuyorlardı. Gözümüzdeki görme melekesinin boyutunu değiştirebilsek, belki yıldızları gündüz de görebilirdik.
  • Kimisi bilmem der, bilir; kimisi bilir bilmezlenir. Kimisi bilmediğini bilmez, bilirim der; kimisi bildiğini bilmiyor zanneder. Bilmemeyi bilmekle bildiğini bilmemek aynı değildir. Kurtulanlar, bilmediğini bilenlerle bildiğini bilmeyenlerdir.
  • Madem Allah'a giden binlerce yol vardı, kim kimin yolunun yanlış olduğunu söyleyebilirdi ki?




Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Ses ver ki orada olduğunu bileyim :))