Translate

21 Ocak 2017 Cumartesi

Hayvan Çiftliği - George Orwell

Hayvan Çiftliği uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Nihayet geçenlerde sipariş verdim ve dün elime geçti. Bugün de bitirdim. Can Yayınlarından çıkan kitap 152 sayfa ve bir solukta okunuyor. 

Bay Jones'un çiftliğindeki Koca Reis adlı domuz bir gün bir rüya görür ve bu rüyayı bütün çiftlik hayvanlarına anlatmak için onları toplar ancak rüyasından önce onlara ideallerini anlatır. Tek düşmanlarının insan olduğunu, insansız bir İngiltere hayal ettiğini söyler. Böylece hiçbir hayvan ezilmeyecek, açlıkla, kölelikle mücadele etmeyecektir. Sonra da rüyasında gördüğü İngiltere'nin Hayvanları şarkısını bütün hayvanlara okur. Tüm hayvanlar coşkuyla söyledikleri bu şarkıyı ezberler. Üç gece sonra Koca Reis ölür. Kısa süre sonra da hayvanlar isyan ederler ve çiftliği ele geçirirler. Yedi Emir adlı kuralları belirleyen  hayvanlar, bunu katran kaplı bir duvara yazarlar:

1) İki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin.
2)Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin.
3) Hiçbir hayvan giysi giymeyecek.
4) Hiçbir hayvan yatakta yatmayacak.
5) Hiçbir hayvan içki içmeyecek.
6) Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek.
7) Bütün hayvanlar eşittir.

Her zaman olduğu gibi rejimi yıkanlar yine yıkılan duvarların altında ilk kalanlar olur ve çiftlikte kendini lider olarak kabul ettiren domuz Napoleon hayvanlara yapmadığını bırakmaz. Tabii bunu öyle ustalıkla yapar ki hayvanlar durumu pek de fark etmezler. Napoleon ara sıra çıkan muhalif sesleri de kısmasını bilir. Romanın sonunda çarpıcı bir biçimde, düşman olan insanla işbirliği yapan domuzları bir yemek masasının başında görürüz. Pencereden onları seyreden hayvanlar da onları birbirlerinden ayırt edemez!

Roman boyunca yaşanan çeşitli olayların ardından sürekli değiştirilen yedi emrin son hali şöyledir:

1 ve 2. ilke roman boyunca koyunlar tarafından söylenen "Dört ayak iyi, iki ayak kötü." sözleriyle pekiştirilir ancak romanın sonuna doğru koyunlar "Dört ayak iyi, iki ayak daha iyi" demeye başlar. Domuzlar da artık iki ayak üstünde yürüyordur. Hayvanlar onların giysi giymelerine de pek şaşırmazlar. Böylece 3. ilke de değişmiş olur. Muhtelif olayların ardından direkt değiştirilen dört ilke de şu hale gelir:

4) Hiçbir hayvan çarşaf serili yatakta yatmayacak.
5) Hiçbir hayvan aşırı içki içmeyecek.
6) Hiçbir hayvan başka bir hayvanı sebepsiz yere öldürmeyecek.
7) Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir.



Kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. Eser müthiş bir reel sosyalizm yergisi içeriyor. Okunduğunda da insanın eğer gerçekten "eşit" bir yönetim olabileceğine dair inancı varsa -ki bende böyle bir inanç yok- onu temelinden sarsıyor.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Ses ver ki orada olduğunu bileyim :))