Translate

10 Aralık 2016 Cumartesi

Cyrano de Bergerac

Bugün, Edmond Rostand'ın yazdığı ve bir klasik olan Cyrano de Bergerac'ı izledim. Aslında bu oyun izleme listemde yoktu ama İngilizce öğretmenlerimizden biri oyuna gitmek istediğini söyleyince ben de oyunu listeme ekledim. Mehmet Birkiye'nin yönettiği oyun İBB Şehir Tiyatrolarında sahneleniyor. 

Oyunda; iyi bir şair ve kılıç üstadı olan Cyrano'nun, kuzeni Roxane'a olan aşkı anlatılıyor. Oyunu izlerken meşhur bir söz olan "Erkekler gözleri, kadınlar kulaklarıyla sever." zihnimde dönüp durdu.


Oyunun en başarılı ismi bence Cyrano'yu canlandıran Yiğit Sertdemir'di. Roxane'ı canlandıran Ayşecan Tatari'yi ise yapmacık buldum. Hele ki kocası Christian'ın ölüm sahnesinde adeta "Ben oynuyorum." diye bağırıyordu. 

Oyunun ışıklandırması o kadar kötüydü ki anlatmak mümkün değil. Belki oyun gereği öyleydi ama yine de sahnenin o kadar karanlık olması hoş olmamıştı. Birçok oyuncunun yüzünü seçemedik resmen. E öyle olunca da mimikleri falan da göremedik tabii. 

Birkaç aksaklığa rağmen ben oyunu sevdim. Tiratlar gerçekten muazzamdı. Oyunda eğlendim de ama son sahnede cidden üzüldüm. Tabii ipucu vermeyeceğim. 😊

Ayrıca; selamlamada Yiğit Sertdemir'in öne çıkmayıp sağ elini göğsüne koyarak seyirciyi selamlamasını da çok hoş buldum. Oldum olası başrol oyuncularının öne çıkarak selam vermesini ve izleyicilerin onları ayakta alkışlamasını hoş karşılamam. Hatta ayakta alkışlayacak kadar beğendiğim oyunlarda her zaman toplu selam kısmında ayağa kalkarım ki ayrımcılık yapmayayım. O yüzden de Yiğit Bey'in tavrını sevdim. Fırsatınız olursa oyuna gidin derim, zira oyunu seveceğinizi düşünüyorum. Sevgiler.


Kendime Not:  Cyrano de Bergerac tekrar izleyebileceğim bir oyundu.

Not: Fotoğraf internetten alınmıştır.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Ses ver ki orada olduğunu bileyim :))