Translate

3 Haziran 2016 Cuma

Pal Sokağı Çocukları / Ferenc Molnar

   Geç kalınmış bir kitap daha. Hatta bu yaşta okununca açıkçası bazı şeyler çocukça da geliyor (Bir çocuk kitabı olmasından mütevellit.). Yine de kitap bende inanılmaz bir farkındalık oluşturdu. O zamanların on dört on beş yaşındaki çocukları ne kadar da güzel yaşının insanıymışlar. Şimdilerde o yaş grubunun bambaşka "öncelikleri" var. Çocuklarımız yetişkinler dünyasına adımlarını vaktinden evvel atıyorlar. Çocukluk çağlarını sürmeleri, "arsalarını koruma savaşı vermeleri" gereken çağlarında büyük insanlar gibi konuşmaya ve davranmaya çalışıyorlar. O yüzden bu kitap lise birinci sınıf öğrencileri için bile geç kalınmış bir kitap olabilir ama ortaokulda çocuğunuz varsa kesinlikle okutun derim. Okuyunca masumiyeti, vefayı, dostluğu, sözünün eri olmayı öğreneceklerdir. Hatta şehirde büyüyen çocukların yalnızlığını düşünürsek bu kitaptaki ufaklıklarla arkadaşlık edebileceklerdir. Çocuğum olsaydı ona bu kitabı muhakkak okuturdum.

   Kitapta kısaca; oyun oynamak için geniş alana sahip Pal Sokağı çocuklarıyla böyle bir oyun alanının özlemini çeken Kızıl Gömleklilerin mücadelesi anlatılıyor. Özetimiz bu kadar. Biliyorsunuz ben geniş özetler vererek oyunbozanlık yapan biri değilim :))  

   Bir yetişkin olarak kitabı okurken verilen birçok mesaj dikkatimi çekti aslında: büyüyen şehirde kendine oyun alanı bulamayan çocuklar gibi, herkesin ikinci bir şansı hak ettiği gibi, bazen gereken değeri vermediğimiz insanların hayatımızda aslında derin izler bırakacak fedakarlıklar yapabileceği gibi... 

   Gelelim yorumlarım eşliğine alıntıladığım kısımlara:

* Hiçbir zaman yüksek binaların arasına sıkışıp yaşamayan sizler, Budapeşte çocukları için boş bir arsanın ne anlama geldiğini anlayamazsınız. Budapeşte çocukları için boş arsa; bozkır, ova, çayır demektir.

İstanbul'da büyümüş, boş arsalarda misket, evcilik oynamış biri olarak o çocukları o kadar iyi anlıyorum ki. Yine de bizler şanslıydık.

* Şimdi, yani ben bunları anlatırken Pal Sokağındaki arsada da artık dört katı bir ev duruyor.

Benim küçükken oynadığım iki arsa vardı. Onlarda da şu an binalar yükseliyor. Aynı mahallede büyüyen şimdinin çocukları araba geçen sokaklarda oynamak zorundalar, hayatlarını riske atarak.

* Çabuk barışın, elinizi uzatın birbirine, diye köpürdü Boka. Yoksa ikinizi de kovarım buradan! Dargınlıkla, küskünlükle savaşa gidilir mi? Bu savaşı ancak birbirimizle çok iyi dost olursak kazanabiliriz.

Çocukların liderleri Boka ve Feri Ats'a hayran olmamak elde değildi. Dünyanın onlar gibi vefalı, centilmen, sözünün eri, güvenilir liderlere; savaşın kurallarına uyan, hastaneleri bombalamayan, çocukları katletmeyen yiğit komutanlara ihtiyacı var.

* Boka akıllı çocuktu ama insanların birbirinden farklı olduğunu, bu farklılıkların nedenlerini kavramak için acı çekmemiz gerektiğini henüz öğrenmemişti.

* Babamız? Kocamız yani. Evin gelir kaynağı, ırgatı. Karşısında "nesne kadın" olunması gereken "özne erkek".

Yukarıdaki cümle hakkında yorum yapmak istemiyorum. Nesne Kadın! Özne Erkek! diyorum sadece. Bu cümledeki dil bilimsel terimleri uzun uzun irdeleyip nesnenin özne tarafından etkilenen varlıklara verilen isim olduğunu söylemek istemiyorum mesela. Ya da keşke özne ve yüklem olsaydık da bir cümlenin vazgeçilmez unsurları olsaydık demiyorum. Hatta Türkçenin yapısı gereği yüklemin özneyle bütünleştiğini, tek bir kelimeyle ifade edildiğini, bizim de kadın ve erkek olarak böyle olmamız gerektiğini, hatta ayrılmaz bir bütün olarak böyle olduğumuzu söylemek istemiyorum; ama yazmış bulundum :)) Sevgiler.

Not: Görsel internetten alıntıdır.

2 yorum :

  1. Ben de bu kitabı geçen senelerde okudum ilk defa. Çok güzeldi.. Çocukken okusam büyük ihtimal macera beni büyüleyecekti ama şimdiki aklımla bambaşka boyutlara gittim . Çocuk kitapları bir daha okunmalı bu yaşlarda bence :)

    YanıtlaSil
  2. Hakan Günday bir söyleşisinde Pal Sokağı benim için dönüm noktası demişti.
    ve ben hâlâ okumadıım :\
    sen de güzel yorumlamışsın:)
    senin okuma listene tanıdık bir kitap daha ekleyelim, yorumunu merak ediyorum:)

    YanıtlaSil

Ses ver ki orada olduğunu bileyim :))