Translate

5 Ocak 2016 Salı

Küçük Bir İstanbul Gezintisi


   Biliyorum 2016 çoktan geldi; ama içimden ne eski yıla veda etmek geldi ne de yeni yıla merhaba demek. Madem hiçbir şey yapmıyorum bari uyumlu olsun diye yine bir gezi yazısı paylaşayım da 2015 kapanış yazısıyla 2016 açılış yazısı ortak etikete sahip olsun dedim :) Aslında bu bir Eskişehir yazısı olacaktı ama yılbaşı tatili öyle bir havaya denk geldi ki cesaret edip gidemedim. Vuslat başka mevsime kaldı :( 
   Ben de İstanbul'da yılbaşından (sanırım) bir hafta evvel gezdiğim mekanları paylaşayım dedim:  Güzergahımız şu şekilde: Ayasofya, Türbeler Müzesi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi son olarak Süleymaniye Cami.



Türk ve İslam Eserleri Müzesinin iç avlusundaki yanlış hatırlamıyorsam 200 yaşından büyük ağaç. Nedense onu kendim gibi hissettim: Yalnız, yapraklarını dökmüş ve içi yaralı...


          Bu da  Türk ve İslam Eserleri Müzesinden. Ayna tarak takımı. Üzerindeki resimler şahane.
Aşağıdaki nesneler de -ne olduklarını unutmuşum- :( Aynı müzeden tasvirler yine şahane. Hayran olmamak elde değil.



Yukarıdaki fotoğrafta çeşit çeşit inci var. Türk İslam Eserleri Müzesi binasına giriyorsunuz sol tarafta sergi bölümü var. Ücretsiz gezebildiğiniz "İnci: Denizden Gelen Mücevher" sergisinde Katar'dan getirilen inciler sergileniyor. 10 Ocak'a kadar gezebilirsiniz. Gerçekten hoş parçalar vardı. Kolyeler, broşlar, taclar... 


Yukarıdaki de bir mecmua. Renkleri olduğundan daha canlı çıkmış.


Müzedeki kutsal emanetler bölümü de kesinlikle gezilmesi gerekilen yerlerden. Bu bölümde fotoğraf çekmek yasaktı. Özellikle Hz. Muhammed için yazılmış Osmanlıca levhaların olduğu bölüme hayran kaldım. Müzede müze kart geçiyor. Burada fotoğrafını paylaşmadığım Türbeler Müzesine giriş ücretsiz. Ayasofya'dan çıkınca sola döndüğünüzde müze girişi karşınıza çıkıyor. Aşağıda Ayasofya'da çektiğim fotoğraflar var. Ayasofya'da da müze kart geçiyor.






Aşağıdaki fotoğraf Süleymaniye'den. Süleymaniye'yi daha önce hiç ziyaret etmemiştim. Oldukça sade bir cami. Sanırım ziyaret ettiğim camiler içinde en sadesi. Sade ve huzur dolu. Üstelik de pek kalabalık değildi. Aslında bu gezide ziyaret ettiğim hiçbir mekan kalabalık değildi. Hava soğuk olduğu için sanırım. Belki de hafta içi olduğundandır bilemiyorum. Ama zaten yerli turist hiç yoktu. Türkçe tek kelime duymadım dolaşırken.


Aşağıdaki fotoğraf da Eminönü'nden. Caminin adını bilmiyorum ama gün batmak üzereydi, gökyüzü şahaneydi ve ben deklanşöre basmak istedim: Hepsi bu!


5 yorum :

  1. Müze gezmek insana nasıl iyi geliyor değil mi? Ayasofya'ya ve Süleymaniye'ye defalarca gittim ve planda olmasa bile her yolum düştüğünde yine de uğrarım. inanılmazlar. Türk İslam Eseleri Müzesi, Pargalı'nın sarayı değil mi? Bir ara gitmek istemiştim ben de ama orası tadilattaydı. demek bitmiş. en kısa sürede Sultanahmet'e gitmeliyim. Arkeoloji Müzesi'ni de pek bir göresim geldi zaten.

    YanıtlaSil
  2. Sen bir de yazın geç hemde hafta sonu. Çok fena kalabalık oluyor.
    Dilek sütununda şansını denedin dimi :D

    YanıtlaSil
  3. Tarih kokan şehir. :) Arkeoloji müzesine de bir bakaydınız. :)

    YanıtlaSil
  4. Of... Ağaçla ilgili yorumunu okuyunca dikkatimi geri kalan kısma veremedim veremiyorum. "Benim gibi yalnız, yapraklarını dökmüş, İÇİ YARALI..."

    YanıtlaSil
  5. Müzeleri ziyaret etmeyi ben de çok severim :)) Saraylar favorim :D Süleymaniye normalde kalabalık oluyor, bahçesi turistten geçilmiyor, havanın soğukluğu boş olmasına neden olmuştur. :))

    YanıtlaSil

Ses ver ki orada olduğunu bileyim :))