Translate

2 Ağustos 2015 Pazar

1 Saray 3 Müze

   Havanın serin olmasını fırsat bilip biraz gezeyim dedim. Ayasofya niyetiyle yola çıkmıştım ama girişteki kuyruğu görünce yönümü Topkapı Sarayı'na çevirdim. Daha evvel de birkaç kez gittiğim sarayı bir kez daha görmüş oldum ama müzedeki en sevdiğim şeyi (Kaşıkçı Elması) bu kez göremedim :(( Sağlık olsun dedim manzaranın birkaç fotoğrafını çektim:  


   Ardından Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk Müzelerini ziyaret ettim. Daha evvel gitmemiş olmayı kendim için ayıp saydım. Gerçekten şahaneydi. Tadilat yapıldığı için içerideki ihtişamı dışarıda da göremiyor insan ama olsun. Birkaç fotoğraf paylaşayım: 

Bir ee

   Bir edebiyat öğretmeni olarak fotoğrafını çekmeyi arzuladığım ilk eser. Bir de ne  yazdığı açıklamada verilseydi iyi olurdu. Ama biz hizmette sınır tanımıyor ve bağlantıda şiiri sizlere sunuyoruz :))



   Sümerler dönemine ait cinayetle ilgili mahkeme kararı. Bu korkunç eylem Habil'le Kabil'den beri yakamızdan düşmedi ne yazık ki.


   Kadeş Anlaşması. Bildiğiniz üzere (ÖSS, YGS/LYS, KPSS derken bilmemeniz imkansız) tarihteki ilk yazılı anlaşma. Üç nüshası varmış, ikisi bizdeymiş. Görünce mutlu oldum niyeyse.


   Uyuyan Eros. Artık uyan Eros demek istiyorum. Ya da uyu aziz dostum. Uyanacaksın da ne olacak? Bu devirde okların altından değilse değerin yok. 


   Bu amcayı görünce önce bir irkildim. Sonra bir daha irkildim. Sonra dedim ki "İnsana mezarında bile rahat yok!" İyi ki bu yüzyılda ölenlerin arkeolojik bir önemi yok. Zaten rahat yüzü gördüğümüz yok. Bari mezarda rahat yatalım, değil mi ama?


   Çok daha güzelleri müzede. Sırf özenin kalkın gidin diye koydum bu fotoğrafı; tadımlık yani. Giderseniz pişman olmasınız. Hatta ben bu kadar geç kaldığım için pişmanım. Ama bir karar almıştım İstanbul'a dönerken "turist duyarlılığıyla" yaşayacaktım. Kendime sözüm vardı. İki yıldır kendime verdiğim bu sözü tutmaya çalışıyorum elimden geldiğince. 

   Saat 18.30 gibi ancak bitirebildim geziyi. Diğer müzeleri ziyaret edemedim. Gidemediğim yerlere gitmeyi aklımın bir kenarına yazarak evin yolunu tuttum. Dönerken Tanpınar Müzesi'nin olduğu tarafa bakmamaya gayret ettim. Vuslatımız başka bahara kaldı :(


7 yorum :

  1. Ne güzel gezmişsiniz. İstanbul'da yaşarken hiç fırsat bulamadım. Çok eskiden gitmiştim. Yeniden görmeyi çok istiyorum. Bir daha ki İstanbul ziyaretimde gitmeyi planlıyorum. Sizin yazınızı görünce de yeniden özendim :)

    YanıtlaSil
  2. Güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
  3. o tabletlerde ne yazdığı arkeoloji müzelerinin sitesinde var. ben de merak edip bakmıştım aşk şiirine, ne yazıyor diye, damat beni okşa falan diyordu :) müze gezmek çok güzel, çıkıp çıkıp gidiyordum bi ara. ama bir hayli oldu gitmeyeli, aklıma düşürdün yine :)

    YanıtlaSil
  4. cok güzel bir konu.Bende gezmeyi çok severim

    YanıtlaSil
  5. Sitenizi cok begendim.Benim site ile link degisimi yaparmisiniz

    YanıtlaSil
  6. Sayende gezmiş kadar olduk :)

    YanıtlaSil
  7. Bence en önemli müzelerden biridir İstanbul Arkeoloji Müzesi...

    YanıtlaSil

Ses ver ki orada olduğunu bileyim :))