Translate

8 Şubat 2015 Pazar

Yerebatan Sarnıcıyla Kavuştuk

   Yerebatan Sarnıcına daha önce hiç girmemiştim.Yıllardır istiyordum ama hani böyle çok övülen bir şeyle karşılaşınca insan hayal kırıklığına uğrar ya ondan korkuyordum. Çünkü ne zaman çok övülen bir kitap okusam "Bu muymuş!" dedim. Ne zaman çok övülen bir film izlesem "Eh işte!" dedim. Ne zaman tavsiye edilen bir mekana gitsem ya da önerilen bir şey yesem "Eee bir numarası yok ki bunun!" dedim. O yüzden de sarnıçla buluşmamı erteledikçe erteledim. Kısmet bugüneymiş. Sarnıç beni hayal kırıklığına uğratmadı. Aslında daha büyük ve daha gizemli olabilirdi. Yani ne bileyim labirent gibi olabilirdi mesela ve ben gezerken kaybolabilirdim falan. Tamam saçmalıyorum farkındayım. Alt tarafı bir su sarnıcı mistik fantastik bir durum yok ortada. Kısacası sarnıcı beğendim :)) Bunlar da fotoğrafları:




   Tavandan şıp şıp damlayan sular, ışıklandırma falan epey gizemliydi. İstanbul'un altındaki saklı, az nüfuslu bir kente açılan büyülü bir geçit gibiydi. Öyle bir yer olsaydı ikametimi direkt oraya aldırırdım. Bir salise bile düşünmezdim.


   Bu balıklar çok şirin çok güzellerdi ama bendeniz bunların ızgarası ne güzel olur diye düşündüm. (Küçükler için değil canııım) Evet çok duygusuzum ama olur yani :))







   Bu da sevgili Medusa'mız. Şirin şeker tatliş bir şey. Üniversiteden beri hayranım kendisine:)) "Anneye karşı gelinmez taş olursun taş!" vecizesini icraate geçiren kızımızdır kendileri. Tabii hikayenin aslı böyle değil. Asıl hikayeyi okumak isteyenler buradan buyursun.



   Bu arada ben bugün dondum. Ellerim hiç ısınmadı desem yeridir. Günlerdir günlük güneşlik olan İstanbul'un bana garezi nedir bilemedim. Sevgisizliğimiz karşılıklı sanırım.

4 yorum :

  1. Sizi takip etmekle hem eğlenip hem öğrenebileceğimi anladım:) Bence bu yazıdan Yerebatan Sarnıcı'nın da aslında hayal kırıklığına uğrattığını ama renk vermemeye çalıştığınızı -beceremediğinizi- anlıyoruz:) Yani ne bileyim gerek bu balıklar ne güzel ızgara olur düşüncesi, gerek keşke daha gizemli ve görkemli olsaydı düşüncesi:))Şaka bir yana çok keyifli bir yazı elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  2. İstanbula gelince o kadar çok gezilecek yer varki herhalde aylarca gezsem bitiremem..paylaşımınız için teşekkürler..

    YanıtlaSil
  3. Benim estetik anlayışım pek olmadığından, Yerebatan Sarnıcı'na ne zaman gitsem, sıradan taşa bakar gibi bakıyorum.. Herkes büyülenmiş olarak o mekandan çıkarken, ben niye bir şey anlamadan çıkıyorum, onu da anlamış değilim..

    YanıtlaSil
  4. beautiful pictures, very interesting :)
    lets follow eachother! just let me know and I will follow back :)

    - www.angelaah91.blogspot.nl

    YanıtlaSil

Ses ver ki orada olduğunu bileyim :))