Translate

4 Şubat 2015 Çarşamba

Düğümlere Üfleyen Kadınlar (Ece Temelkuran)

  Okuduğum ilk Ece Temelkuran kitabı. Elimde kitabı gören arkadaşım "Bunu mu okuyorsun?" diye küçümsedi niyeyse. Bu küçümseme kitaba mı yazara mı yönelikti bilemedim. Sadece "Ben dilini sevdim." dedim.

   Kitabın kurgusu hakkında bir yorumda bulunmayacağım. Zira çok da ahım şahım bir kurgu, muhteşem bir hikaye yok kitapta. Ama geçekten yazarın dili kullanma tarzını sevdim. Kelimelerle oynayışı ve onları alışılmamış bağlamlarda kullanması, onlarla yeni benzetmeler üretmesi hoşuma gitti. Buna kitaptan bir kaç örnek vermek gerekirse:

* Uyaksız, güzel bir şiirin dizeleri gibi düzdük masayı.

* Madam'ın kibarlığı donla gezen bir delinin elindeki kolalı mendil gibi.



   Kitaptaki en güzel fikirse bence şuydu: 

* Nasıl kırıyorlar sonra bu kız çocuklarını? Nasıl kendilerine benzetiyorlar? Cinayet gibi. Belki biz de böyleydik. Sakatlanmadan büyüyebilseydik... Keşke öyle bir bilgisayar programı olsa. Ruhumuz yaralanmadan büyümüş olsak nasıl insanlar olacağımızı gösterse.

   Kitap boyunca bunu düşündüm: Aile ve çevre etkenleri olmadan, hiç kimse ve hiçbir şey bizi yavaş yavaş eksiltmeden büyüyebilseydik nasıl insanlar olurduk??? Keşke öyle bir bilgisayar programı olsaydı gerçekten. Eminim hem kendimiz bambaşka olurduk hem de dünya şimdikinden çok daha farklı bir yer olurdu.

   Altını çizdiğim birçok cümle var kitapta. Hepsini buraya aktarmak elbette imkansız ama birkaçı için bunu yapabilirim: 



  Bu satırlar birçok blogger için geçerli sanırım:


4 yorum :

  1. Ece Temelkuran pek de adaletli olmayan yazılarla pek de adaletli olmayan taraflar seçtiği içindir belki de. Ben de hoşlanmıyorum nedense. Durumları ve olayları kendi düşünceleri ve siyasi duruşu doğrultusunda kullanmayı pek seviyor. Dünyanın en acı olayı ile bile karşılaşsa, bunun dramını yapabileceği bir taraf söz konusu değilse ilgilenmiyor bile. Çok küçük olaylardan yola çıkarak mensup olduğu siyasi duruşa çok büyük paylar çıkardığı ve hümanizm kılığında yeni yeni adaletsiz yazılara imza attığı olmuştur. Kişisel düşüncem elbette. Girişte arkadaşım nedense küçümseyen bakışlarla baktı demiş olmasanız yazmazdım. Size değil Ece Hanım'adır o bakış...

    YanıtlaSil
  2. Belirttiğin yazarın kitaplarını okumadım.. Birkaç kere köşe yazılarını okumuştum diye hatırlıyorum.. Önyargılı olmak doğru değil ama nedense bana "basit, günlükçü, ortalarda" sıfatlarını hatırlatıyor.. Ama bu söylediklerim önyargı da olabilir.. Haa şurası da bir gerçek ki; dünyanın en kötü yazarından ve hatta dünyanın en kötü insanından bile birşeyler öğrenebilecek konumdayız.. Haliyle kimseyi dışlamak veya fikirleri uyuşmuyor diye terslemek doğru olmaz..

    YanıtlaSil
  3. Benim de okuduğum ilk Ece TEMELKURAN kitabıdır. Sevdiğim bir arkadaşımın önerisi üzerine okumuştum.
    Dilini çok beğendiğim keyifle okuduğum bir kitap oldu benim için.

    YanıtlaSil
  4. Benim elimde e.kitap olarak var bu ve daha okuma firsati bulamadim. Bu yazara tepkili olan bir kesim var, fakat neden oldugunu anlayamadim. Bence insan her zaman kendi karar vermeli. Sen bayilirsin yazara, ben nefret ederim. Insangolu :)

    YanıtlaSil

Ses ver ki orada olduğunu bileyim :))